1 Kasım 2017 Çarşamba

Açık görüşlü ya da açık fikirli yahut anlayışlı olabilmek

Açık görüşlü ya da açık fikirli yahut anlayışlı olabilmek

İnsanların çoğu önyargılıdır bazı şeyler için. Mesela kendini dindar olarak tanımlayan Müslümanlar, alkol kullananlara karşı önyargılıdırlar hatta alkol kullanan biraz uzak kalıyor başını biraz "modern tarzda" bağlayana karşı bile önyargılı olabilirler. Peki bu önyargının sebebi nedir?

Kendimizden olmayan insanları çok rahat yargılayabilme özelliğimiz sebeplerden biri. Sosyal psikolojide "in-group favouritism and out-group unfovouritsm" diye iki kavram vardır. Bu kavramlar şunu ifade ediyor, insanlar kendi grubuna ait gördükleri hakkında daha olumlu düşünürken başka gruba ait olanlara karşı ise daha olumsuz düşüncelere sahiptirler. Yani biz kendimizden olmayanın kötü olduğunu düşünme özelliğine sahibiz, maalesef.

Bir başka sebep ise aslında öteki-grup dediğimiz insanlarla olan ilişkimizin sınırlılığı hatta ilişkimizin  hiç olmamasıdır, diyebiliriz. Yani ben bugün eğer alkol kullanan biriyle biraz yakın ilişki kurmamışsam onun iyi olabileceğini düşünme ihtimalim çok azdır; çünkü yetiştiğim çevre bana hep alkolün ve alkol kullananların kötü olduğunu söyledi. Zihnimde alkol ve kötülük eşleşmiş gibi. Ee benim buna dair bir tecrübem de olmayınca yani hiç alkol kullanan biriyle samimi bir ilişkim olmayınca, bütün alkol kullananlar benim için kötü insan kategorisine girdi. (Ben böyle düşünmüyorum, sadece meseleyi izah etmek için ben diye örnek veriyorum, yoksa benim samimi olduğum ve alkol kullanan insanlar var)

Diğer bir sebep ise her şeyin doğrusunu biz biliyoruz gibi düşünmemiz. Her şartta her koşulda tek bir doğru olma ihtimali üzerinden hareket etmemiz. Mesela, ben bir şeyin yanlış olduğunu biliyorsam o kesinlikle yanlıştır. Evet, belki yanlıştır her koşulda benim yanlış bildiğim şey; ama peki karşımdaki insanın geçtiği süreçlerin yani psikolojik yapısının içinde bulunduğu koşulla hiçbir ilgisi yok mu? Emin olun ki var. Herkes dünyayı kendi penceresinden algılar ve kendi dünyasını kendisi şekillendirir. Bu da demek oluyor ki o kişiyi yargılamadan önce, o yanlışa nasıl gittiğini bulmak gerek ya da o yanlış hakkında aslında onun ne hissettiğini öğrenmek gerek. Bir de insan sadece birkaç şey üzerinde değerlendirilemeyecek kadar üstdüzey yaratılmış bir varlıktır. Yani insanı bir bütün olarak ele almak gerek.

Konudan saptım gibi, toparlayayım.

Demişim aylar önce, açıkçası tam hatırlamıyorum, o an bunu nereye bağlamak istediğimi. Ancak şu an düşündüğüm bunu açık fikirli, görüşlü ve anlayışlı olmakla ilişkilendirmem gerektiği. O nedenle şöyle devam edeyim:

İşte sahip olduğumuz ya da sahip olunan bu önyargılı bakış açısı insanı açık fikirli, görüşlü yahut anlayışlı olabilmekten uzaklaştıran bir etken. Eğer her şeyin doğrusunu bildiğinizi düşünüyorsanız, başkalarının görüşlerine pek de açık olamazsınız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder